21 Ekim 2010 Perşembe

Gezgin olmak güzeldir!

Gezginlik! Turist, seyyah olma, tutku, doğaya koşma, dağın çağırması, sırt çantası, rahat ayakkabı (sıkmayacak), pratik yaşam, her an hazır bavul, iyi gözlemci, pratik çözümcü, güleryüz, karmaşık görünen ama basit olan, meraklı (fazla merak iyi değildir de neymiş hıh J ilk aklıma gelenler. Gezgin gezdikçe farklılıklar kadar benzerliklerinde ne kadar çok olduğunu görüyor  hayatta, din, dil, ırk ayrımının ne kadar saçma kaldığını fark ediyor benzerlikleri gördükçe…Yerleşik olup, istediğinde gidebilmek nefes almayı ve dinlenmeyi sağlıyor. Döneceğini biliyorsan, hissediyorsan ve istiyorsan. Gezgin olabilmek şansı da gerektiriyor emeği de bence. Her istediğin an gidebilme imkanının olduğu bir iş ve  zaman boşluğunu gerektiriyor çünkü. Haritaya bakıp seneye burada olacağım diyebilmek ve  vakit geldiğinde orada olabilmek.  Filmin içine dalar gibi. Oldukça fazla yer gördüm, şanslıyım. İşim buna imkan veriyor. En etkilendiğim yerlerden biri olan Hindistan’ın ilk aklıma gelen özellikleri renkleri, baharatları, ibadet yerleri, karmaşık yolları, kalabalığı, büyüleyiciliği, farklı olması bir o kadar da benzer olması. Hangi konuda mı? Gülümseyen yüzlerin her yerde olduğu gibi orda da karşılık bulması konusunda…Gezgin olmak kararlı olmayı gerektiriyor ki bu da önemli bir meziyet. Yönünü bulmayı, az seçilen yollara gençken düşmeyi gerektiriyor. Yola düşme zamanı mı yaklaşıyor ne J

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder